ben böyle olmayı istemedim
İNSAN ÜZÜLÜYOR. BİR ZAMAN SONRA MUTLU OLUYOR. BUNLARIN BİRİNDEN KAÇIYOR, BİRİNİ KOVALIYOR. BAZEN YAKALANIYOR BAZEN YAKALIYOR. PEKİ YA HİÇ YAKALAYAMAZ VE HİÇ DE YAKALANMAZSA? BU İNSANOĞLUNUN BAŞEDEBİLECEĞİ BİR BOŞLUK HALİ DEĞİL. ONDAN OLACAK İNSAN BAZEN DURUYOR, BİLEREK YAKALANIYOR. Ben böyle olmayı istemedim. Bir insanın en ufak sözünden dolayı kalbi paramparça olabilen bir insan olmayı kim ister? Böyle hayat geçer mi? Geçse de geçene hayat denir mi? Ben böyle olmayı istemedim. Bir sözü vardı, laf arasında söylediği ve sonrasında gülerek konuşmaya devam ettiği. O an durdu benim için hayat. Apartmanların ışıkları yanan dairelerinde yaşamlar devam etti; insanlar konuştu, üzüldü, güldü, eğlendi ve yaşadı. Tüm bunlar bütün olağanlığıyla devam ederken bende sıra dışı bir çaresizlik hali başladı. O ufak sözün ağırlığını kalbimde kaldıramıyor, terliyor, yoruluyor, etrafa bakarak sessiz yardım çığlıkları atıyordum. Buna karşın herkes büyük bir kararlılıkla rutinlerini yaşamaya...