Bir Yazıya Neden Başlık Konur?
Şu an bu yazıya etkileyici bir giriş yapabilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Ancak şu an çaresiz haldeyim. Kelimeleri sıralayıp anlamlı bütünler oluşturmayı bırak, sizleri etkileyecek tek bir kelimem dahi yok. Zaten bu kelimeleri daha önceleri öyle kötü yerlerde kullanmış oluyorsunuz ki yazılarımı kirletir diye korkuyorum. Dilerseniz, ilk olarak beni tanımakla başlayalım. Yaşım otuz altı, tıp doktoruyum. İki evim var, biri kirada. Kiracım çok şeker bir insan; evli, iki çocuk babası ve iyi derece İngilizce biliyor. Türki cumhuriyetler üzerinde oynanan Bizans oyunlarını çözmekle meşgul. Bense diğer evde oturuyorum. Bu ev bana ziraat mühendisi babamdan kaldı. Rahmetlinin garip huyları vardı, sohbet ederken tavandaki işlemelere dalar giderdi. Tumturaklı cümleler etmeye de bayılırdı. Bir keresinde “insan uzviyetindeki ve tabiattaki mihaniki mevcudiyetler insanın rasyonel ruhunu kanıtlar mahiyettedir” gibi bir cümle etmişti de masadaki herkes iki üç dakika susmuştu, hiç unutma...