Bendeniz, Deniz
Kalabalık caddeyi arkasında bıraktı, dar sokaklara saptı. Büyük apartmanlar seyrekleşti, sonra da kayboldu. Aradığı koca gri binanın önüne geldiğinde gözlerini kısarak duvarları inceledi. Çekilecek bir belgeselde bu hastanenin insanlar üzerinde nasıl bir izlenim uyandıracağını merak ediyordu. İçeri girdi, kimsenin dikkatini çekmeden doğumhanenin yolunu tuttu. Heyecanlıydı, ne de olsa kendi doğumunu izleyecekti. Doğum anı ve sonraki birkaç yıl son derece önemliydi. Hiç hatırlamadığı bu yılları bir yabancı gibi seyredecekti. Kişiliğini bir türlü çözemediğinden, hatırlayamadığı bu yıllarda karakterini etkileyen ve onu hiç sevmediği bu insana dönüştüren çok önemli olaylar yaşanmış olması gerektiğini düşünüyordu. Böylece ilk 21 yılını sıkıca gözlemleyecek ve hayatına emin adımlarla devam edecekti. Belki hayatın anlamını bile çözerdi. Bir an duvar saatinin çalışıp çalışmadığından şüphe etti, zaman yine yavaşlamıştı. Kalemini çıkardı ancak defterini bulamadı. Bir kaşarlı tostun peçete...